TARİH .................. “ASKERİME HARAM YEDİRMEM”
Fâtih Sultan Mehmed’in babası İkinci MURAD, âlimler ve maiyetindekilerle istişareye pek önem verirdi. Veziri Fezlullah ile bir sohbetleri sırasında sordu:
-Mekke ve Medine fukarasına biraz akçe yollamak dileriz. Velâkin bu parayı, helâlinden tedarik gerekir. Hangi cânipten karşılasak?
-Artık mülkümüze, bir HAZİNE CEMEYLEMEK LÂZIM OLUPTUR Sultanım... İzin buyurursanız, Hazine-i Hâssa’yı biz toplarız...
-Nasıl?
-Tebaanız arasında, binlerce gayrimüslim bulunuptur Hünkârım!... Hepsinin’de kazançları pek yüklüdür. Zaman zaman anlara vergi salınsa, ne lâzım gelür?
İkinci Murad Taaccüp etmiş ve şunları söylemiştir:
-Sen ne dersin Efendi!.. Cenâbı-ı Hakk’a şükürler olsun ki, Devlet-i Âliye, 3 helâl çeşmenin suyu ile beslenir. Bunların birincisi: Madenler, ikincisi: Küffârdan alınan haraç, Üçüncüsü de: Gazâ ganimetlerinin 1/5 Beytülmal hissesidir...” Gene Allah’ımıza şükrediriz ki, Osmanlı Mücahidleri dahi, helâl lokma ile beslenmektedirler... Haram yiyen asker, âsi ve haramî olur... Ve dahi düşman karşısında zafer kazanamaz. Biz Beytülmal’e haram karıştıramayız.
Fazlullah efendi, daha sonra vazifeden azledilmişti.
FIKRA .................. KÖYLÜNÜN CEVABI
Köylünün biri ilk defa şehre inmişti. Bir dükkânda boş oturan iki kişi görünce bunların ne yaptıklarına akıl erdiremedi. İçeri girip sordu:
- Kusura bakmayın. Burada ne satılıyor?
Dükkândakiler, onun saf hâliyle, alay etmek için:
- Biz Burada eşek satılır. dediler.
Köylü gülümseyerek dedi ki:
- İkinizden başka kalmadığına göre patronun işi iyi olmalı.
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE