YAŞADIĞIMIZ GİBİ ÖLÜRÜZ..................SANZOTU
Kapıkarşı komşumuzu devamlı kahvede görürdüm. Bir defa câmiye geldiğini görmemiştim. Halbuki kahvenin karşısındaki câmiin müezzini günde 5 defa ezan okuyor ve o da kahvede kâğıt oynarken duyuyordu.
Birgün, onu kahvehanede göremedim. Ertesi gün de göremeyince arkadaşları, çok hasta dediler. Evine ziyaretine gittim. Çok zayıflamış, 10 yaş ihtiyarlamıştı. Başında Kur’ân-ı kerîm okuyan büyük oğlu beni görünce:
-İyi ki geldin hocam dedi. Babam çok ağırlaştı. Konuşamıyor fakat arada bir “Sanzotu” diye sayıklıyor.
-O da ne dedim.
-Biz de anlamadık dedi.
-Herhalde bir ilâçtır, dedim.Ben hemen gidip köşedeki eczaneye bakayım.
Eczaneden elim boş döndüm. Eve geldiğimde herkes ağlıyordu. Büyük çocuk:
-Babam öldü hocam, dedi. Üstelik hep o ilâcı sayıklayarak. Bulabildiniz mi?
-Artık önemi yok diyerek lâfı değiştirdim. Çünkü eczanede bana gülmüşler ve “Sanzotu”nun iskambil oyunlarında geçen bir kelime olduğunu söylemişlerdi.
BUNU BİLİYOR MUSUNUZ?......BAŞ YASTIKTA İKEN ŞEHİTLİK
Her müslüman, kendisi, ailesi ve çocukları İslâmiyeti öğrenmelidir. İslâmiyet bilgilerinin unutulduğu ve nasihatın terk edildiği bu zamanda, çocuklarına, arkadaşlarına ve meslektaşlarına, doğru olan itikadı ve İslâmiyetin farz, vâcib ve sünnet bilgilerini öğretmek, haramlardan kaçınmalarına çalışmak, cihad etmek olur. Bütün bunları, fitneye sebep olmadan yapabilen, başı yastıkta iken vefat etse de, ŞEHİT olur.
Şehitlik, insanı ebedî saâdete kavuşturan bir âb-ı hayattır. Buna kavuşmak için, doğru yolda bulunan âlimlerin kitaplarını ve yazılarını ailemize ve çevremize tanıtmalıyız.
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE