SOHBET ................. TÖVBENİN ZAMANI
Evliyâdan birine, bir terzi şu suâli sordu:
-Can gargaraya gelmeden tövbenin kabul edileceğini bildiren hadîs-i şerif hakkında ne buyurursunuz?
-Evet öyledir, ama senin mesleğin nedir?
-Terziyim efendim. Elbise dikerim.
-Terzilikte en kolay iş nedir?
-Kumaşı makasla kesmektir.
-Kaç seneden beri terzisin?
-Otuz seneden beri.
-Canın gargaraya geldiği zaman kumaş kesebilr misin?
-Hayır kesemem.
-Bir müddet zahmet çekip öğrendiğin ve otuz sene kolaylıkla yaptığın işi, o zaman yapamazsan, ömründe hiç yapmadığın tövbeyi can gargarada iken nasıl yapabilirsin? Bugün gücün yerinde iken tövbe eyle! Yoksa o zaman yapman çok güç olur.
BUNU BİLİYOR MUSUNUZ? ................. TELEVİZYON
Televizyon insanı:
1-Konuşarak anlaşmaktan ve muhabbetten alıkoyar.
2-Misâfir sohbetlerine mâni olur.
3-Çocukları ana-babanın elinden alarak, onlara kendi programlarını telkin eder.
4-Bazı proğramları da, ahlâkî kuralları hiçe sayarak, yıkılmasına sebep olur.
5-İnsanda düşünce akımını durdurarak, onu robotlaşmaya doğru itekler.
6-Öğrencilerin daha iyi ders yapmasına mâni olur.
Bu yönleri dikkate alınarak İngiliz araştırıcılar televizyona, “APTAL KUTUSU” demişlerdir.
ŞİFÂLI BİTKİLER ................. ZAYIF VE YÜRÜYEMEYEN ÇOCUKLAR
Eğer çam ve selvi ağaçlarının yaprak veya kozalakları kaynatılıp suyu ile zayıf ve yürümeyen çocuklar banyo yapılırsa, çelik gibi sağlam olurlar ve yürürler.
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE