MENKIBE ................ HAZRET-İ EBÛ BEKR’İN RÜYASI
Hazret-i Ebû Bekr anlatır:
Resûlullahın peygamberliğinden evvel bir gece, rüyâmda bir nûrun gökten Kâbe’ye indiğini, oradan Mekke’nin bütün evlerine dağıldığını sonra tekrar toplanıp benim evime girdiğini gördüm. Evin kapısını kapattım.
Aradan zaman geçti. Ticaret için yaptığım seferde Rahip Bahira’nın kilisesine yolum düştü. Rüyâmın tabirini ondan sordum. Hangi kabileden olduğumu sordu. “Kureyş’tenim’’ dedim. “Hak teâlâ sizin aranızdan bir peygamber gönderecektir. Sen onun veziri, vefâtından sonra da halifesi olacaksın’’ dedi.
Resûlullah, peygamberliğini ilân edince, beni de İslâma çağırdı.
-Her Peygamberin bir delili vardır. Senin delilin nedir? diye sordum. Buyurdu ki:
-Benim delilim, senin rüyândır ki, onu Bahirâ’ya sordun, o da tabirini şöyle yaptı.
-Sana kim haber verdi?
-Cebrâil aleyhisselâm haber verdi.
-Artık bundan başka delil istemem!..
Böyle dedikten sonra, Kelime-i şehadet getirip İslâmiyetle şereflendim.
KADIN ve EV ................ KAKTÜS TOPRAĞI
Kaktüsler çöl bitkileridir. Kaktüs saksısındaki toprak yarı yarıya dere kumu olmalıdır. Toprağın geri kalanının yarısı bahçe, yarısı funda toprağı olursa kaktüs için en elverişli toprak hazırlanmış olur.
FIKRA ................ MESLEK AŞKI
Vali şehrin tımarhanesini geziyordu. Nihayet sıra şoförler bölümüne geldi. Koğuşa girince, kimseyi göremedi ve yanındaki doktora sordu:
- Buranın hastaları nerededir?
- Yataklarının altında efendim. Arabalarını tamir ediyorlar.
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE