NASİHAT....................... DÜNYA ve ÂHIRET
Dünya âhıretin tarlasıdır. Burada tohumları ekmeyip yiyenler, böylece bir tohumdan kat kat meyve kazanmaktan mahrum kalanlar, ne kadar talihsiz ve ahmakdır! Kardeşin kardeşten, ananın evlâdından kaçacağı o gün için hazırlanmıyorlar. Böyle kimseler, dünyada da âhırette de aldanıyorlar ve sonunda pişmân olacaklardır. Aklı başında olan , bu dünyayı fırsat bilir. Fakat bu kısa zamanda, dünya lezzetleri ile zevklenmek için değil, belki bu fırsatta tohum ekmek ve bir hayırlı iş yani Allahü teâlânın beğendiği işi yaparak, âyet-i kerîmede bildirilen kat kat fazla meyveleri toplar. Cenâb-ı Hak, bu kısa zamanda yapılacak, hayırlı işlere ve ibadetlere sonsuz nimetler ihsân edecektir. Peygamberine tâbi olmayan, islamiyeti beğenmiyenler de, sonsuz azâp yapacaktır.
GÜNÜN TARİHİ ................ 30 AĞUSTOS ZAFERİ
30 Ağustos 1922’de Başkomutanlık Meydan Savaşını kazanmıştık. Yunan kuvvetleri top, tüfek, makineli tüfek ve uçak bakımından Türk kuvvetlerinden çok fazlaydı. 26 Ağustos sabahı Başkomutan Mustafa Kemal’in idaresinde başlayan beklenmedik Türk taarruzu hızla gelişti. Nihayet 30 Ağustos’ta düşmanın esas kuvvetleri yok edildi. Yunan başkomutanı esir alındı. Bu savaşta Türk zayiatı 10.000 Yunan zayiatı 100.000 dolaylarındadır.
FIKRA ................ İŞ BİLEN DİLENCİ
Dilenci kapıyı çaldı. Zile cevap veren kadına:
-” Hanımefendi, bana verilecek bir parça giyim eşyanız var mı acaba?” diye sordu.
Kadın ona biraz sabratmasini söyledikten sonra gitti. Bir-iki dakika sonra geri geldiğinde elinde eski bir ceket vardı. Bunu dilenciye uzatarak “Buyur” dedi. “Tamir edilmesi gereken birkaç yer var ama, bir saat içinde yepyeni olur.”
Dilenci gayet pişkin gülümsedi:
-” Ziyanı yok bayan, acelem yok! Sakın telâş etmeyin, ben iki saat sonra gelir alırım”.
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE