SOHBET.................................KUR’ÂN-I KERÎM
Kurân-ı kerîmde kimsenin yapamıyacağı, söyliyemiyeceği şeyler sayılamayacak kadar çoktur. Burada altısını bildirelim:
Birincisi:İ’câz ve belâgatdır. Ya’ni söz ile ve pürüzsüz ve kusursuz olarak, çok şey anlatmaktır.
İkincisi: Harfleri ve kelimeleri, arab harflerine ve kelimelerine benzediği hâlde, âyetler, yâ’nî sözler ve cümleler, onların sözlerine ve şiirlerine ve hutbelerine hiç benzemiyor. Kur’ân-ı kerîm, insan sözü değildir. Allah kelâmıdır. Kur’ân-ı kerîmin yanında onların sözleri, cam parçalarının elmasa benzemesi gibidir. Dil mütehassısları bunu pek iyi görüyor ve teslîm ediyor.
Üçüncüsü: Bir insan, Kur’ân-ı kerîmi ne kadar çok okursa okusun bıkmıyor, usanmıyor. Arzûsu, hevesi, sevgisi ve zevki artıyor. Hâlbuki, Kur’ân-ı kerîmin tercümelerinin ve başka şekillerde yazmalarının ve diğer bütün kitâbların okunmasında, böyle arzû ve lezzet artması olmuyor. Usanç hâsıl oluyor. Yorulmak başkadır, usanmak başkadır.
Dördüncüsü: Geçmiş insanların hâllerinden bilinen ve bilinmeyen birçok şey Kur’ân-ı kerîmde bildirilmektedir.
Beşincisi: İlerde olacak şeyleri bildirmektedir ki, bunlardan çoğu zamanla meydana çıkmış ve çıkmaktadır.
Altıncısı: Kimsenin hiçbir zamanda, hiçbir sûretle bilemeyeceği ilmlerdir ki, Allahü teâlâ, ulûm-i evvelini ve âhirini Kur’ân-ı kerîmde bildirmiştir.
Demek oluyor ki, büyük bir şehirde, herkesin arasında doğup yetişmiş, kırk sene birlikte yaşayıp, bir kitap okumamış, seyâhat etmemiş, şiir söylememiş ve nutuk vermemiş iken; birdenbire, kimsenin söyliyemiyeceği ve altısını bildirdiğimiz incelikleri ile, her sözün ve her kitâbın üstünde bir kitâb getiren ve güzel huyları ve üstün hâlleri ile, bütün insanların ve Peygamberlerin, her bakımdan en iyisi olan bir kimsenin (Muhammed aleyhisselâmın) Allahü teâlânın sevgili Peygamberi olduğu, akıl ve vicdân sâhipleri için, pek açık bir hakikattir.
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE