BÜYÜKLERİMİZ .................. İMÂM-I A’ZÂM
Eshâb-ı kirâmdan sonra gelen islâm âlimlerinin büyüğü, imâm-ı A’zam Ebû Hanîfedir “radıyallahü anh”.
Bu büyük imâm, her hareketinde, vera’ ve takvâ üzere idi. Her işinde Peygamberimize “sallallahü aleyhi ve sellem” tâm ma’nâsı ile tâbi idi. İçtihâd ve istinbâtda, öyle yüksek bir dereceye ulaşmıştı ki, buraya kimse varamadı.
Kendisinden dahâ önceleri, dahâ âlim ve dahâ yüksek kimseler geldi ise de, onların zamanında uydurmalar ve sapıtmalar henüz yayılmamış olduğundan, doğruyu ayıracak mi’yârlar hâzırlamamışlar ve kitâblara geçirmemişler, diğer dahâ kıymetli işlerle uğraşmışlardır.
GÜNÜN TARİHİ .................. ÜÇÜNCÜ SELİM HAN
Osmanlı Padişahlarının yirmisekizincisidir. Sultan Üçüncü Mustafa Hân’ın oğludur.
1807’de Topkapı sarayında şehid edildi. Halim, selim ve çok zeki idi. Dahilde ve haricde düşmanların saldırdığı bir sırada tahta çıktı. Zelzelede yıkılan Eyüp Camiini yeniden yaptırdı. Bahriye mektebi, Mühendis ve Topçu mektebleri onun eseridir. Tam ıslahata başlayacağı sırada şehit edildi. Laleli Cami’i yanında, babasının türbesindedir.
Yerine amcasının oğlu Sultan Dördüncü Mustafa Han ve bir yıl sonra bunun kardeşi İkinci Mahmud Hân tahta geçti.
SAĞLIK .................. ARI SOKARSA
Önce, iğnesi, pensle ucundan çekerek çıkarılır. Üç misli sulandırılan amonyakla ıslatılmış pamuk konur. Amonyak yoksa, bir kibrit çöpü yanarken söndürülür. Kıvılcım kalmayınca, ucu kızgın iken yaraya konup soğuyuncaya kadar hafif bastırılır. İki kerre dahâ yapılır.
¥ Allah sevdiğine dert verir.
¥ Almadığın hayvanı kuyruğundan tutma.
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE