Untitled Document

SOHBET.................. KALB HASTALIĞI


Büyük âlim ve velîlerin ön­deri İmâm-ı Rab­bânî haz­ret­leri buyuruyor ki:
Tabîb­ler diyor ki, has­ta per­hiz yap­malıdır. İyi ol­madan ön­ce ona gıdâ iyi gel­mez. Yağ­lı kuş eti bile böy­ledir. Hat­tâ has­talığını ar­tırır. Fârisi mıs­ra’ ter­cümesi:
Has­tanın yediği has­talığı ar­tırır.
Bunun için, ön­ce has­tayı iyi et­meyi düşün­mek lâzım­dır. Bun­dan son­ra uy­gun gıdâ vererek, es­ki kuv­vet­li hâline kavuş­durul­ması düşünülür. Bunun gibi, (Kalb­lerin­de has­talık var­dır) âyet-i kerîmesin­de bil­dirilen kalb has­talığına yakalan­mış olan­ların hiç bir ibâdeti ve tâ’ati, fay­da ver­mez, bel­ki zarar verir. (Çok Kur’ân- ı kerîm okuyan­lar var­dır ki, Kur’ân- ı kerîm bun­lara la’net eder.) hadîs- i şerifi meş­hur­dur. (Çok oruç tutan­lar var­dır ki, onun oruç­tan kazan­cı, sadece aç­lık ve susuz­luk­dur.) hadis-i şerifi de sahih­dir. Kalb has­talık­larının mütehas­sısı olan tasav­vuf büyük­leri de, ön­ce has­talığın  gideril­mesi için yapılacak şey­leri emir buyurur­lar. Kal­bin has­talığı, Hak teâlâdan baş­kasına tutul­ması, bağ­lan­masıdır. Bel­ki, Al­lahü teâlâyı unutup ken­disine bağ­lan­masıdır. Çün­kü her­kes, her­şeyi ken­di için is­ter. Çocuğunu sev­mesi, ken­dini sev­diği için­dir. Malı, mev­ki’i, rüt­beyi hep ken­di için is­ter.Onun ma’bûdu, tapın­dığı şey, ken­di nef­sidir. Nef­sinin is­tek­leri ar­kasın­da koş­mak­tadır. Kalb bu has­talık­lar­dan kur­tul­madık­ça, in­sanın kur­tul­ması çok güç olur. Bun­dan an­laşılıyor ki, ak­lı başın­da olan ilim adam­ları ve kal­bi uyanık olan fen adam­ları her­şey­den ön­ce, bu has­talığın gideril­mesini düşün­melidir­ler. Farîsî mıs­ra ter­cümesi:
İçer­de kim­se var­sa, bir söz yetişir.

FIKRA    .................. KOR­KU­YOR MU­SU­NUZ?

Kü­çük Ah­met cad­de­den kar­şı­ya ge­çe­cek­ti. O sı­ra­da ya­nı­na ge­len yaş­lı­ca bir ha­nım ona yar­dım et­mek is­te­di, ya­nı­na gi­de­rek: “Ben de se­nin­le be­ra­ber kar­şı­ya ge­çe­yim mi?”  di­ye sor­du. Ah­met şa­şır­mış­tı. Yal­nız geç­me­ye kor­ku­yor mu­su­nuz yok­sa? 
 

 





Featured Image 01