MENKIBE ................. GÖREN YİNE GÖRÜYOR
İmam-ı A’zam’ın talebesi Hasan bin Ziyad anlatır:
Bir kimse parasını sahrada bir yere gömmüş idi. Oradan çalmışlar. Paranın sahibi, İmâm-ı A’zam efendimize gelip halini anlattı. Hazret-i İmâm paranın çalındığı yere gidip o civardaki insanların mantar topladıklarını gördü, sordu:
-İçinizden sizden ayrılıp geri kalan bir kimse var mıdır?
-Evet vardır, dediler. Zerzer isminde bir genç geri kaldı.
Hazret-i İmâm, o genci bulup ona şöyle dedi:
-Sen o parayı aldığın zaman seni gören, şimdi yine seni görüyor. Elinde ne kadar para kaldıysa hepsini getir sahibine ver, harcadığını sana helâl ediyor.
Genç şaşırdı. İtiraf etmek mecburiyetinde kaldı. Hazreti İmâm’ın, (Seni görenden) maksadı, Allahü teâlâ idi.
ŞİFÂLI BİTKİLER ................. NANE
Arabistan’da merkeplerin sırtına yüklenmiş küfelerde nane demetleri satılır. Bütün çarşı mis gibi kokar. Merkepler dolaştıkça, yiyecek maddelerinin üzerindeki bütün sinekler kaçıp dağılırlar. Çok sıcak günlerde çarşı pazarlarda insanları ellerinde bir demet taze nane, burunlarına tutmuş gezerlerken görebilirsiniz. Antiseptik olarak nane, veba mikrobuna karşı bile iyi bir koruyucudur.
FIKRA ................. TUTUMLU
İskoçyalı’nın biri, karısının da içinde bulunduğu trenin kazaya uğradığını gazete müvezziinin bağırmasından öğrenmişti. Koşarak müvezziinin yanına gitti. Sonra birden geri dördü:
- Boş ver, akşam gazetesi alayım daha iyi. Ölenlerin listesini de bulurum orada.”
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE