MENKIBE .................. HAKİKİ MA’BÛD
Velî bir zât şöyle anlatıyor:
Bir gemideydim. Rüzgar, bizi bir adaya attı. Orada puta tapan birini gördüm ve ona dedim ki:
-Bu yaptığın bir mâ’nâ ifade etmez! Biz bunları ve bütün kâinatı yaratana ibâdet ederiz!
-Öyle bir yaratan var mı?
-Evet, her şeyin hâkimi O’dur.
-Size bunu kim bildirdi?
-Bize bir Peygamber geldi. Bütün bunları, bize o öğretti.
-Size bazı işaretler bıraktı mı?
-Evet, bize kendine nâzil olan kitâbı bıraktı.
-Onu getirin de, bir görüp inceliyeyim!
Bunun üzerine Kur’ân-ı kerîmi getirip içindeki Rahmân Sûresi’ni sonuna kadar okudum. Adam ağlamaktan kendini alamayıp:
-”Bu kelâmın sâhibine hiç isyan edilir mi?” diyerek (Kelime-i şehâdet) getirip müslüman oldu.
FIKRA .................. TANIRMIŞ
Küçük Mehmet ağlayarak babasına şikâyet etti:
- Bir çocuk benim elimi ısırdı.
- Peki onu görsen tanır mısın?
Elbette tanırım. Kulağı cebimde duruyor.
GÜNÜN TARİHİ .................. ZARO AĞA
29 Haziran 1934’te Türkiye’nin en yaşlı adamı Zaro Ağa ölmüştü. Dünyanın en uzun ömür yaşamış insanlarından biri olan Zaro Ağa, Bitlis’in Mutki kazasında doğmuş, pek genç bir yaşta İstanbul’a gelmişti. Selimiye Kışlası ve Ortaköy Câmii inşaatında çalışan ve 157 yıllık ömründe 10 padişah ve 1 Cumhurbaşkanı dönemi yaşamış olan Zaro Ağa, ömrünün son yıllarında İstanbul Belediyesi’nin odacı kadrosunda çalışmakta geçimini çalışarak sağlamaktaydı ve gayet dinç görünüyordu.
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE