SOHBET.......................................................................FITRA-1-
Dinimiz, cemiyet düzeninin sağlanması, insanların birbirini sevebilmesi ve yardımlaşmaları için zekât, sadaka vermeyi ve hediyeleşmeyi emretmektedir.
Farz olan zekâtı verdikten sonra, bedenin sıhhat ve âfiyete, mal ve evlâdın berekete ve âhırette de büyük sevaplara kavuşabilmesi için sadaka vermelidir. Bilhassa mübârek günlerde ve Ramazan ayında verilmesi daha iyi olur.
İhtiyacı olan eşyadan ve borçlarından fazla olarak, zekât nisâbı kadar malı, parası bulunan her müslümanın, Ramazan Bayramının birinci günü sabahı, tan yeri aydınlanırken fıtra vermesi vâcib olur.
Ramazan’dan önce Bayram’dan sonra vermesi de câizdir. Bayram namazından önce verilince sevâbı daha çok olur.
DÜNDEN DEVAM......................................İLK EZÂN
Bunun üzerine o zât dedi ki:
-Ben sana daha hayırlısını tarif edeyim.
Kıbleye karşı durdu ve yüksek sesle “Ezân” ın mübârek kelimelerini okudu. Biraz durduktan sonra aynı kelimeleri tekrar ederek sonuna doğru “Kad Kâmetis’salatü” cümlesini ilâve etti.
Bunun üzerine, Resûlullah efendimiz emir buyurdular:
“-Rüyâ haktır. O kelimeleri Bilâl’e öğret okusun!”
Hazret-i Bilâl de mescid-i şerifin yakınında bulunan yüksek bir dama çıkarak ilk ezân’ı öğretilen kelimelerle okudu.
Hazret-i Ömer, ezân sesini işitince koşa, koşa Resûlullah efendimizin huzuruna geldi. Hazret-i Bilâl’in söylediği kelimeleri, aynen rüyâsında gördüğünü arz etti. O gece Eshab-ı Kirâmdan bir kısmı da aynı rüyâyı görmüşlerdi.
İşte o günden itibaren, her namaz vakti ezân okunması sünnet kılındı.
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE