Untitled Document

SOH­BET...........................................ZE­KÂT VER­MEK

Ra­ma­zan ayın­da nâ­fi­le ibâ­det­le­re ve­ri­len se­vap, baş­ka ay­lar­da ya­pı­lan farz­lar gi­bi ve bu ay­da ya­pı­lan bir farz, baş­ka ay­lar­da ya­pı­lan yet­miş farz gi­bi ol­du­ğu için, ze­kâ­tı Ra­ma­zan ayın­da ver­mek bir âdet ha­li­ni al­mış­tır.
Ze­kât, fa­kir­le­rin ha­ya­tı­nı, ih­ti­yâç­la­rı­nı, ce­mi­ye­tin te­kef­fül ey­le­me­si, ga­ran­ti et­me­si de­mek­tir. (Bir şeh­rin bir kö­şe­sin­de,bir müs­lü­man, aç­lık­tan pe­ri­şan du­ru­ma düş­se, öl­se , şe­hir­de­ki zen­gin­ler­den bi­ri­nin, az bir ze­kât bor­cu kal­sa onun kâ­ti­li olur.) Ze­kât, müs­lü­man­lar ara­sın­da  bir ne­vi si­gor­ta teş­ki­lâ­tı­dır. Kur’an-ı ke­rim­de  çok yer­de ze­kât na­maz­la bir­lik­te bil­di­ril­miş­tir. (Na­maz kı­lın, ze­kât ve­rin) em­ri ze­kâ­tın ehem­mi­ye­ti­ni gös­ter­mek­te­dir. Ha­dîs-i şe­rîf­te bu­yu­rul­du ki: (Ma­lı­nı­zın ze­kâ­tı­nı ve­ri­niz! Bi­li­niz ki, ze­kâ­tı­nı ver­mi­yen­le­rin, na­ma­zı , oru­cu, hac­cı, ci­hâ­dı ve imâ­nı yok­tur.)
Di­ni­miz­de amel, iman­dan bir par­ça de­ğil­dir. Ya’ni gü­nah iş­le­yen, far­zı yap­ma­yan kim­se kâ­fir ol­maz. Ha­dis-i şe­rif­te (İmâ­nı yok­tur) bu­yu­rul­ma­sı, ze­kât ver­me­yi va­zi­fe bil­mez, farz ol­du­ğu­na inan­maz, ver­me­di­ği için üzül­mez, gü­na­ha gir­di­ği­ni bil­mez­se o za­man imâ­nı yok­tur de­mek­tir. Se­ne­ler­ce ze­kât ver­mi­yen­le­rin, ze­kât borç­la­rı bi­ri­ke­rek bü­tün ma­lı­nı kap­lar. Ma­lı ken­di­nin sa­nıp müs­lü­man­la­rın o mal­da hak­kı ol­du­ğu­nu ha­tı­rı­na bi­le ge­tir­mez. Kal­bi hiç sız­la­maz. Bu ma­la sım­sı­kı sa­rıl­mış­tır. Böy­le müs­lü­man ola­rak ta­nı­nan kim­se­ler­den imâ­nı­nı kur­ta­ran pek nâ­dir olur.
Ze­kât, Kur’an-ı ke­rîmin 32 ye­rin­de na­maz­la bir­lik­te em­re­dil­mek­te­dir. Âyet-i ke­ri­me­ler­de bu­yu­ru­lu­yor ki:
(Ma­lı, pa­ra­yı bi­rik­ti­rip, ze­kâ­tı­nı, müs­lü­man fa­kir­le­re ver­mi­yen­le­re cok acı a­zâp müj­de­le!) (Ze­kâ­tı ve­ril­me­yen mal­lar, pa­ra­lar, Ce­hen­nem ate­şin­de kız­dı­rı­lıp, sa­hip­le­ri­nin alın­la­rı­na, bö­ğür­le­ri­ne, sırt­la­rı­na mü­hür ba­sar gi­bi bas­tı­rı­la­cak­tır.)
Dün­ya­nın ça­buk ge­çip, gi­di­ci ma­lı, pa­ra­sı, se­ni al­dat­ma­sın! Bun­lar sen­den ön­ce, baş­ka­la­rı­nın idi. Sen­den son­ra da baş­ka­la­rı­nın ola­cak­tır. Ce­hen­ne­min şid­det­li azâ­bı­nı dü­şün! Ze­kâ­tı­nı ayı­rıp ver­me­di­ğin o mal, uş­ru­nu ver­me­di­ğin o buğ­day, ha­ki­kat­te ze­hir­dir. Ma­lın ha­ki­ki sa­hi­bi Al­la­hü te­âlâ­dır.

 





Featured Image 01