SOHBET...............................HASTAYA YÂSİN-İ ŞERİF OKUMAK
Hasta yanında, Yâsin-i şerif sûresini okumak mühim sünnettir. Can vermenin hâsıl edeceği susuzluğu duymaz. Böylece hasta, imân ile gitmeğe sebep olan şeyleri işitmiş olur. Kur’ân-ı kerimi, ölüler de işitip faydalanır. Bir karşılık düşünmeyip, Allah rızâsı için okuyarak, sevâbını ölülerin rûhuna hediye etmelidir, sünnettir. Ölüm hâlinde olan kimseye, su içirmek de, sünnettir.
Hasta, Allahü teâlânın affına güvenmeli, merhametine sığınmalı, Rabbim beni mağfiret eder demelidir. Ölüm hali görülünce, rahmet ümidini arttıracak şeyler söylemek vâcib olur. Hasta ölür ölmez, borçları varsa, bir an önce ödenmelidir. Borçları ödenmedikçe rûhu, iyiler derecesine kavuşamaz.
Hasta ölüm haline girince, yanında çocuk, özürlü kadın, bulunmamasına dikkat etmelidir. Yanında, âlim, sâlih kimse bulunup, zorlamamak üzere, kelime-i tevhid söylemesi temin edilmelidir. Velilerin, âlimlerin ve sâlihlerin hikâye ve sözleri konuşulmalıdır. Yasin-i şerif okumanın on faydası vardır.
1-Aç olan tok olur, ummadığı yerden rızklanır.2-Susuz olan kanıncaya kadar su bulur.3-Elbisesi olmayan, elbise bulur. 4-Eceli gelmiyen hasta şifâ bulur. 5-Eceli gelen hasta, ölüm acısı duymaz.6-Ölürken, Cennet melekleri gelip görünür. 7-İnsan korktuğundan emin olur. 8-Misâfir, garib olan yardımcı bulur.9-Bekârların evlenmesi kolay olur.10-Gayb olan şey bulunur. Fakat, bunlara inanarak okumalıdır.
GÜNÜN TARİHİ .................. ABDÜL’AZİZ HÂN
Osmanlı pâdişâhlarının otuzikincisi, Sultan II. Mahmud’un ikinci oğludur. 15 yıl pâdişâhlıktan sonra 1876 yılında tahttan indirildi ve Topkapı Sarayı’na hapsedildi. Birkaç ay sonra Midhat Pâşa ve Serasker (Savunma Bakanı) Hüseyin Avni pâşa ve arkadaşları tarafından, Fer’iyye Sarayı’nda Kur’ân-ı Kerim okurken bilek damarları kesdirilerek şehit edildiği, Ali Fuad Beğin hatıralarında yazılıdır. (4 Haziran 1876) Sultân Mahmûd türbesindedir.
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE