NASİHAT.......................................NAMAZIN KEMÂLÂTI
Namazı, yalnız yatıp kalkmak sanmamalıdır. Namâzı zâyi eden, elden kaçıran, başka din işlerini daha çok kaçırır.
Namaz, gönülleri çeken bir güzeldir. Onun güzelliği, bu geçici dünyada, bu şekil içine sokulmuştur. Namazın güzelliği ve kıymeti, o kadar yüksek ve üstündür ki, kimse onun güzelliğini anlatamaz.
Namazda, ibâdetlerin kemâlâtının hepsi bulunur. Yâni, bütün ibâdetleri kendinde toplamıştır. Başka ibâdetler, namazın kemâline yardımcı olurlar.
Namazın içinde bulunan diğer ibâdetler:
-Kur’ân-ı kerîm okumak.
-Tesbih söylemek (Sübhânallah demek)
-Resûlullaha salevât söylemek.
-Günâhlara, istiğfar etmek.
-İhtiyaçları yalnız Allah’dan istemek.
-Allah’a düâ etmek.
Nitekim;
Namazda, ayrıca yapılan haraketlerle de:
-Ağaçlar, otlar, kıyamda durur gibi dik durur.
-Hayvanlar ise, rûkü’ halindedir.
-Cansızlar da, tehiyyatta oturur gibi yerlere serilmişlerdir.
Namaz kılan bir müslüman, bu ibâdetlerin de hepsini yapmaktadır.
Kâmil bir müslüman, namaza durunca, sanki dünyadan çıkıp âhıret girer.
Namaz , mü’minin miracı, dinin direğidir.
MÜHİM AÇIKLAMA: Güneş doğarken ve semânın ortasında iken ve batarken, her türlü namazı kılmak, tahrîmen mekrûhtur. Güneşin doğması demek, işrak, yani bayram namazı vaktine kadar yükselmesidir. Batması da, ziyâsının sararmaya başlamasından batıncaya kadar geçen zamandır. Bu zamanın başladığı vakte (İsfirâr-ı şems) denir.
İsfirâr-ı şems ile gurûb [güneşin batması] arasındaki zaman, tulû [güneşin doğması] ile işrak arasındaki zaman kadar kısadır. İkindi namazını, özürsüz olarak, bu zamana geciktirmek büyük günahdır. Fakat, gecikmiş ise, terk etmemeli, muhakkak kılmalıdır. Gurûb vakti ile tulû vakti toplamından işrâk vakti çıkarılınca, İsfirâr vakti elde edilir.
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE