NASİHAT............................................İFTARDA ACELE ETMEK
İftarı acele yapmak ve sahuru geciktirmek sünnettir. Peygamberimiz bu iki sünneti yapmağa çok dikkat ederdi.
İftarı acele yapmak sünnet diye, saat geldi, güneş battı sanarak orucu bozmak doğru değildir. Çünkü belki saat yanlıştır. Güneş batmamış olabilir. Bunun için ihtiyatlı davranmak lâzımdır. (Nûr-ül-izah) kitabında, (Yıldızlar görününceye kadar orucunu açan iftarı acele etmiş olur.) ve İbni Âbidinde de (İftarda acele etmek, yıldızlar görünmeden önce iftar etmek demektir.) buyurulmaktadır.
Sofrada yemekleri yemek, bilhassa Ramazanda uzun süreceğinden, akşam namazının erken kılınması ve yemeğin acele etmiyerek rahat yenmesi için, yemek işinin namazdan sonra halledilmesi daha münasip olur.
Sahuru geciktirmek sünnet diye, güneş doğuncaya kadar uzatmak da orucun sıhhatine mânidir. Sabah namazının vakti girmeden 15-20 dakika kadar önce yemeği yemiş olmak sahuru geciktirmek demektir.
Akşam ezanının hatâen erken okunabileceği düşüncesi ile, önce namazını kılmalı, sonra iftar etmelidir. Akşam namazından önce ezan ve ikamet okumakla ve namaza hazırlanıp niyyet etmekle, biraz vakit geçeceği için vaktinden önce kılınma tehlikesi azdır.
Vakit girmeden kılınmışsa tekrar kılmak da mümkündür. Fakat, oruç, namazdan önce bozulursa ziyan olmak tehlikesi vardır. Çünkü takvim, saat, kandil, top ve ezan yanlış olunca oruç kurtulmaz.
GÜNÜN TARİHİ............İKİNCİ BÂYEZİD HAN’IN VEFATI
Sekizinci Osmanlı Padişahı olan ikinci Bâyezid Han, oğlu Yavuz Sultan Selim için tahtından ferâgat etmiş ve Dimetoka Sarayında kalmak üzere İstanbul’dan ayrılmıştı. Ayrılırken Yavuz, babasını şehir surlarına kadar yürüyerek uğurladı ve hayır duasını aldı. İkinci Bâyezid, Dimetoka’ya varamadan yolda vefat etti (26 Mayıs 1512). Osmanlı tarihinin âlim ve şâir padişahlarındandır.
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE