SOHBET............................................RAMAZAN’IN KIYMETİ
Bir hadîs-i şerîfde, (Allahü teâlâ benim ümmetime, Ramazân-ı şerîfde beş şey ihsân eder ki, bunları hiçbir Peygambere vermemiştir:
1-Ramazânın birinci gecesi, Allahü teâlâ mü’minlere rahmet eder. Rahmetle bakdığa kuluna hiç azâb etmez.
2-İftâr zamanında, oruçlunun ağız kokusu, Allahü teâlâya, her kokudan dahâ güzel gelir.
3-Melekler, Ramazânın her gece ve gündüzünde, oruç tutanların afv olması için dua eder.
4-Allahü teâlâ, oruç tutanlara, âhıretde vermek için, Ramazân-ı şerîfte Cennette yer ta’yîn eder.
5-Ramazân-ı şerîfin son günü, oruç tutan mü’minlerin hepsini afv eder) buyuruldu.
TARİH.........................................................................LİYÂKAT
Kanunî Sultan Süleyman zamanında Alman İmparatoru Şarlken’in elçisi yedi yıl kaldığı Türkiye’deki intibalarını şöyle anlatır:
“Hiç kimse sadece asâletinden dolayı diğerlerinden mümtaz bir mevkiye çıkamaz. Padişah herkesin vazife ve memuriyetini tevcih ederken, ne servete ehemmiyet verir, ne de boş ricâlarla, iddialara kulak asar. Yalnız liyâkata bakar, seciyye arar, kâbiliyeti düşünürdü. Herkes kendi liyâkat ve kabiliyetine göre mükâfat görür. Her memuriyetin başında, o vazifeyi ifâya muktedir bir kimse vardır. Türkiye’de herkes kendi mevkii ve ikbâlinin kurucusudur. Türkler, insanlarda meziyetin irsî ve mirâs gibi intikal ettiğine inanmazlar. Tembel olanlar hiç bir zaman yükselemezler. İşte Türklerin her teşebbüslerinde muvaffak olmalarının sırrı bu noktadadır.
FIKRA .................. ÇÂRE
Büyük bir yolcu tayyaresinde altı yaşlarında bir çocuk vardı. Durmadan oraya-buraya koşuyor. Gürültü-patırtı ediyordu. Birisi dayanamadı, başını kaldırıp:
- Küçük, dedi. Biraz da dışarıda oynasana!
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE