Untitled Document

GÜNÜN TARİHİ ....................... İMÂM-I Â’ZÂM

İmâm-ı Â’zâm Ebû Ha­nî­fe hazretleri dört bü­yük imâ­mı­n bi­rin­ci­si­dir. Hic­ri 80 yı­lın­da Kû­fe şeh­rin­de do­ğup, 150 yı­lın­da Bağ­dat’da şe­hîd edil­di.
İl­mi­ni, Ham­mâd’dan, o da, İb­ra­him-i Ne­hâî’den, bu da, Ab­dul­lah İb­ni Me­sûd’dan, bu da Re­sûl-i Ek­rem­den al­mış­dır.
İl­mi, fazileti, zekâsı, anlayışı, zühd ve takvası, emâneti, çabuk cevaplı olması, dine bağlılığı,doğruluğu herkesin üstünde idi.
Pey­gam­be­ri­miz İmâm-ı Â’zâm’ın ge­le­ce­ği­ni ha­dîs-i şe­rîf­ler­le ha­ber ver­di. Akıl­la­ra hay­ret ve­ren üs­tün­lü­ğü­nü bil­di­ren ki­tap­lar, sa­yı­la­ma­ya­cak ka­dar çok­tur.
Bir Sün­ne­tin Kıy­me­ti: İmâm-ı Â’zâm haz­ret­le­ri­ne ha­sed eden bi­ri­si var­dı. Fa­kat gö­rü­nüş­te se­ven­ler­den idi. Bir gün neh­rin ke­na­rın­da olan bah­çe­sin­de İmâ­ma ve ta­le­be­le­ri­ne zi­yâ­fet ha­zır­la­dı. İmâm ve ta­le­be­le­ri git­ti­ler. “Buy­run ye­mek yi­yin!” de­yin­ce, İmâm te­le­be­le­ri­ne de­di ki: “Be­nim yap­tı­ğı­mı ya­pın.” Son­ra, ye­mek­ten ön­ce el­le­ri yı­ka­mak  sün­net ol­du­ğu için, neh­re gi­dip el­le­ri­ni yı­ka­dı. Bü­tün ta­le­be­le­ri de öy­le yap­tı­lar. Bu es­na­da bir ke­di ge­le­rek, İmâ­mın ta­ba­ğın­dan ye­di ve he­men öl­dü. İmâ­mın ta­le­be­le­ri, ye­me­ğe ze­hir ka­rış­tı­rıl­dı­ğı­nı an­la­dı­lar. Hiç bi­ri­si ye­me­ğe baş­la­ma­dan du­ru­mu an­la­yıp da­ğıl­dı­lar Ye­mek­te ze­hir ol­du­ğu­nu İmâm haz­ret­le­ri an­la­mış idi. Fa­kat açık­ça söy­le­me­yip el yı­ka­ma ba­ha­ne­siy­le hem  ke­râ­me­ti­ni açık­ça gös­ter­me­miş ve hem de­ sün­ne­te uy­ma­ma­nın, in­sa­na ne ka­dar fay­da­lar sağ­la­dı­ğı­nı ta­le­be­le­ri­ne  öğ­ret­miş ol­du.

FIKRA  .......................    İS­Mİ DE DE­ĞİŞ­MİŞ
Adam, yol­da gi­den bi­ri­nin boy­nu­na sa­rı­la­rak:
- Oo­oo... Ali, gör­me­ye­li am­ma da de­ğiş­miş­sin, de­miş.
Adam şaş­kın şaş­kın.
- Ben Ali de­ği­lim be­ye­fen­di, de­miş.
- Vayy, de­mek gör­me­ye­li is­min de de­ğiş­miş?

 





Featured Image 01