GÜNÜN TARİHİ ....................... GAZNELİ MAHMUT’UN VEFÂTI
Gazneli Mahmûd, Müslüman Türklerin yetiştirdiği en büyük simalardan biridir. Fevkalâde cesur, o kadar da ihtiyatlı idi. Sık sık, Hanefî ve Şafi’î âlimlerini meclisine davet eder, sualler sorardı. Çok iyi Hadis bilirdi.
Sefer ve savaşlarının tek gayesi İslâm’ı yaymak idi. Mücâdelesinin bir kısmı, doğrudan doğruya putperestlere karşı yapılırken, diğer kısmı sapık düşüncelere karşı idi. Her iki zümreye de Allah’ın inâyetiyle galebe etmiştir.
Büyük Sultan, savaş dışında insan öldürmemiştir. Esir ettiği birçok hükümdarı, hapisle cezalandırırdı.
Âlîmlere, din adamlarına, sanatkâr ve askerlere çok önem vermiş, onları ihsanlara garketmiştir.
61 yıldan ziyade yaşayan Gazneli MAHMUD’un 45 senesi, harp meydanlarında geçmiştir. Son Hindistan savaşlarında, malaryaya yakalanmıştı. Belh şehrine giderken hastalığı arttı. Tabiblerin tavsiyelerine aldırmıyordu. Savaşa devam arzusundaydı.
Fakat Gazne’ye dönmeye mecbur kaldı. Gene de hastalığı kabul etmek istemiyor, yatağa girmiyordu.
Büyük asker, oturduğu yerde, 1030 yılında vefat eyledi. O günden beri Ehl-i Sünnet âlimleri ve mensupları, bu büyük Sultan’a Fâtihalar göndermektedir.
Adâlet ve insâfın timsali haline gelen Gazneli Mahmud ile Hind ülkesi adâletle donanmıştır. Bu kahraman insan, vefâtından 9 asır sonra, 1947 yılında PAKİSTAN’ın doğmasında birinci derecede âmil olmuştur.
FIKRA ....................... ÇOK MU AĞLAMIŞ
Bebeğini çamura düşüren kız durmadan ağlıyordu. Annesinin arkadaşı olan yaşlı bir kadın ona:
- Ağlama kızım! dedi. Ağlamak küçük hanımları çirkinleştirir.
Küçük bir ara ağlamayı kesti. Komşu hanımın yüzüne dikkatli dikkatli baktıktan sonra:
- Siz vaktiyle çok mu ağladınız teyze? diye sordu.
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE