Untitled Document

ŞİİR .......................Zİ­YA PAŞA’DAN

Mânendi seçer nâbit olur sâbit olanlar:
Her hangi işin ehli isen ondan sebât et.

Yaktı nice canlar o nezâketle tebessüm:
Şîrin dahi kasdetmesi cana gülerektir.

GÜNÜN TARİHİ .......................   HARUN REŞİD’İN VEFATI
Ab­bâ­sî ha­lîfe­le­ri­nin be­şin­ci­si­dir. Mu­ham­med Meh­dînin oğ­lu, Ca’fer Men­sûr’un to­ru­nu­dur. Kab­ri Tus şeh­rin­de­dir. Kar­de­şi Mû­sâ Hâ­dî ve­fât edin­ce ha­lî­fe ol­du. Ba­ba­sı za­ma­nın­da iki de­fa rum­lar­la harb et­miş, kah­ra­man­lık gös­ter­miş­ti. Ha­lîfe iken Ereğ­li’ye ka­dar al­dı. Do­kuz de­fa hac edip, Mek­ke Ve Me­di­ne hal­kı­na çok ih­san­lar­da bu­lun­du. İlim ve san’at sa­hip­le­ri­ne de­ğer ve­rir, yar­dım eder­di. Çok âdil idi. Ha­lî­fe­li­ği za­ma­nın­da Fran­sız İm­pa­ra­to­ru Şarl ile dost­luk kur­du. Onun­la mek­tup­la­şır ve he­diy­ye­ler gön­de­rir­di. Bu ara­da gön­der­di­ği su ile iş­le­yen bir sa­at, Av­ru­pa­lı­la­rı hay­re­te dü­şür­müş­tü. O ta­rih­ler­de ilim tek­nik­ten ha­be­ri ol­mıyan Av­ru­pa­lı­lar, ken­di ken­di­ne iş­le­yen sa­ati gö­r

ün­ce, için­de şey­tan var ge­rek­çe­siy­le o şâ­he­ser sa­ati kır­mış­lar­dır.
Ha­run Re­şîd’in zev­ce­si Zü­bey­de ha­nım, Mek­ke-i Mü­ker­re­me­nin her ye­ri­ne (Ayn-ı Zü­bey­de) de­ni­len çeş­me­ler ve ha­vuz­lar yap­tır­mış­tır.

FIKRA   .......................   NE­RE­YE GİT­SE
Bir­gün ço­cuk ba­ba­sı­na:
- Ba­ba, ben bu­gün hiç git­me­di­ğim bir ye­re git­mek is­ti­yo­rum, ne der­si­niz? Ba­ba­sı da oğ­lu­nun omuz­la­rı­na ka­dar uza­mış saç­la­rı­na bak­tı ve gü­le­rek şöy­le de­di:
- Çok gü­zel. De­mek ber­be­re gi­de­cek­sin.





Featured Image 01