SOHBET.......................................ANA-BABA HAKKI
Dinimizde, anne-baba hakkına riâyet etmek çok mühim bir emirdir. Ana-babadan izin almadan farz olan hacca bile gidilmez. Ana-babayı ziyaret etmemek büyük günahtır. Hiç olmazsa, selâm göndererek, tatlı mektup yazarak bu günahlardan kurtulmalıdır. Ana-baba günah işlemeyi emretseler bu emirleri yapılmaz, ama yine onları üzmek aslâ câiz olmaz. Onlardan izinsiz cihâda bile gitmek câiz olmadığı halde, ilim öğrenmek ve öğretmek için gitmek câizdir. Hadîs-i şerîfde Veysel Karanî hazretlerinin cennet padişahlarından olduğu, annesine iyilik etmesi sebebiyle büyük ni’met ve ihsânlara kavuştuğu bildirilmelmektedir. Yine İslâm âlimlerinin bildirdiğine göre, annesini sözünü tutarak Peygamber efendimizi görmeden geri gelmesi ve Sahâbîlik şerefinden mahrum kalması bizim için bir ibret olmalıdır. Hiçbir amel, o Sahâbîlik derecesinin üstünlüğünü kazandıramaz. Ana ve babayı asla üzmemeli, fakat büyük ni’metlere kavuşmamıza mâni olacak istekleri olursa uymamalı, ancak bunu da onları incitmeden, kırmadan yapmalıdır.
BÜYÜKLERİMİZ ....................... VEYSEL KARÂNÎ
Üveys bin Âmir Karnî de denir. Tâbiî’nin büyüklerinden olduğu hadîs-i şerîfde bildirilmiştir. Yemen’in Karân köyündendir.
Resûlullah efendimiz sağ iken, görmediği halde müslüman oldu. Fakat sahâbî olamadı. Ruhların terbiye ettiği kimseye (Üveysî) denir. Hazret-i Ömer zamanında Medîne’ye geldi. Çok hürmet gördü. Anadolu’ya hiç gelmemiştir.
Peygamber efendimiz tarafından, kendisine hediye edilen Hırka-i saâdetin bir parçası, Van civarında İrisân beylerine kadar gelmiş ve bunlardan Şükrullah efendi, 1618 senesinde Osmanlı Padişahı İkinci Osman Hân’a hediye etmiştir. Abdülmecîd Hân, bu Hırka-i saâdet için, Fatih civarında (Hırka-i Şerif Camii)’ni yaptırmıştır. Her sene Ramazan-ı Şerîf ayının onbeşinden sonra camekân içinde olarak Şükrullah efendinin torunları tarafından halka ziyâret ettirilmektedir.
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE