GÜNÜN TARİHİ ....................... CÂ’FER-İ SÂDIK
İslâm âlimlerinin büyüklerinden Câfer-i Sâdık “rahmetullahi aleyh” Hicri 83 yılında Medine’de doğmuş ve milâdi 10 Mart 765 tarihinde orada vefât etmiştir. İmâm-ı Â’zam ve Kimyager Câbir, bunun talebesi idiler.
SABRIN MEYVESİ: Câ’fer-i Sâdık hazretlerini birisi bir gün uygunsuz sözlerle itham etti. Sabredip cevap vermedi. O kimse ağzına ne geldiyse ne kadar kötü söz varsa, söyledi ve gitti.
Bir müddet sonra, İmâm-ı Câ’fer-i Sâdık o adamın evine gitti. Bunu gören talebeleri de onun arkasından o adamın evine vardılar. Talebeleri hocalarının o edepsize cevap vereceğini zannettiler. Şayet o küstah adam hocalarına bir tecavüzde bulunursa, hocalarını koruyacaklar ve o edepsize haddini bildireceklerdi.
Câ’fer-i Sâdık o adamın kapısını çaldı. Adam kapıya geldiğinde:
-Az evvel bana bir takım sözler sarfeyledin. Sana cevap vermedim. Eğer bu söylediğiniz sıfatlar bende varsa, ben bu sıfatlardan tövbe edeceğime, bir daha bu sıfatlara bürünmeyeceğime dair sana söz veriyorum. Eğer bana isnad ettiğin sıfatlar yoksa, seni affetmesi için Allahü teâlâya düâ edeceğim. Bana söylediklerinden dolayı seni affettim, hakkımı helâl ettim.
Bu âlicenaplığı gören adam, Ca’fer-i Sâdık hazretlerinin ellerine kapanıp, kabahatini itiraf edip, tövbekâr oldu.
FIKRA ....................... YÜZ YÜZE
Hoca Nasreddin bir gün talebeleri ile derse giderken eşeğine ters biner. Çocuklar:
- Hocam neden ters bindiniz eşeğe? diye sorarlar.
Hoca da:
- Doğru binsem siz arkamda kalırsınız, siz önde gitseniz ben arkada kalırım, iyisi mi böyle yüz yüze gidelim, der.
¥Boş fıçı çok langırdar
¥ Çömlekçi suyu saksıdan içer.
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE