Untitled Document

SOHBET ....................... ME­LEK­LE­RE İMÂN

Me­lek­ler, Al­la­hü te­âlâ­nın kıy­met­li kul­la­rı­dır. Al­la­hü te­âlâ­nın emir­le­ri­ne is­yân et­me­le­ri câiz de­ğil­dir. Emir olun­duk­la­rı­nı ya­par­lar. Ev­len­me­le­ri yok­tur. Do­ğur­maz­lar, ço­ğal­maz­lar. Al­la­hü te­âlâ, bun­lar­dan ba­zı­la­rı­nı Pey­gam­ber­ler’e Vahy gö­tür­mek vazî­fe­si ile şe­ref­len­dir­miş­dir. Pey­gam­ber­le­rin “aley­hi­müs­sa­le­vâ­tü vet­tes­lîmât” ki­tâb­la­rı­nı ve sa­hîfe­le­ri­ni ge­ti­ren bun­lar­dır. Me­se­lâ En’âm sû­re­si­ni Ceb­râ­il “aley­his­se­lâm” ile bir­lik­de yet­miş­bin me­lek ge­tir­miş­dir. Bun­lar ha­tâ et­mez, unut­maz. Hî­le yap­maz, al­dat­maz­lar. Bun­la­rın Al­la­hü te­âlâ­dan ge­tir­dik­le­ri hep doğ­ru­dur. Şüb­he­li, ih­ti­mâl­li de­ğil­dir. Me­lek­ler, Al­la­hü te­âlâ­nın aza­me­ti, ce­lâ­li, bü­yük­lü­ğün­den kor­ku­da­dır. Ken­di­le­ri­ne ve­ri­len emir­le­ri yap­mak­dan baş­ka iş­le­ri yok­dur.

TARİH .......................   SELÂHADDİN-İ EYYÛBÎ
Ha­ya­tı, hı­ris­ti­yan haç­lı or­du­la­rı ile mü­ca­de­le­de geç­miş olan Sul­tan Se­lâ­had­din-i Ey­yû­bî, 1138’de doğ­muş ve 1193’te Şam’da ve­fat et­miş­tir. Haç­lı­la­rın üs­tün kuv­vet­le­ri­ne kar­şı yap­tı­ğı bü­tün mu­ha­re­be­ler­de gâ­lib gel­miş, ta­ri­he par­lak za­fer­ler he­di­ye et­miş­tir. Sel­çuk­lu Sul­ta­nı Kı­lı­ças­lan za­ma­nın­da haç­lı­la­rın eli­ne ge­çen Ku­düs’ü tek­rar ge­ri al­mış­tır (1187). Bu fe­tih üze­ri­ne bü­tün Av­ru­pa aya­ğa kalk­mış, an­cak Se­lâ­had­din-i Ey­yû­bî, mü­ca­de­le­sin­den bir an ge­ri­le­me­miş, dî­ni ve va­ta­nı için cep­he­den cep­he­ye koş­tur­muş müs­tes­na bir şah­si­yet­tir.
 

KADIN VE EV .......................   ÇAN ÇİÇEĞİ
Bu çi­çek to­hum­la üre­ti­lir. Tohumlar Mart ile Ma­yıs ay­la­rı ara­sın­da âdi yas­tık­la­rın üze­ri­ne ser­me ola­rak di­ki­lir. Çı­kan fi­de­ler şa­şırt­ma ta­va­la­rı­na alı­nır. Sak­sı­da ye­tiş­ti­ri­len çe­şit­ler de bal­kon ve pen­ce­re­le­rin süs­len­me­sin­de kul­la­nı­lır. Kil­li-kum­lu ve bol güb­re­li top­rak­lar­dan hoş­la­nır.

FIKRA  .......................    SÜ­RAT
Sar­hoş, ge­ce ya­rı­sı bin­di­ği tak­si­nin şo­fö­rü­ne:
- Çek, de­di İs­tas­yo­na...
- Bu­ra­sı is­tas­yon efen­dim.
Sar­hoş, ce­bin­den çı­kar­dı­ğı 500 li­ra­yı şo­fö­re uzat­tı.
- Ama, bir da­ha ki se­fe­re bu ka­dar hız­lı git­me...





Featured Image 01