MENKIBE ....................... HABBÂB BİN ERET (Radıyallahü anh)MENKIBE HABBÂB BİN ERET (Radıyallahü anh)
Önce İslâma gelenlerin onaltıncısı olup, Muhacirînîn ileri gelenlerindendir. Bedir, Uhud ve diğer önemli muharebelerde hâzır bulunmuştur.
İslâma girişi sebebiyle hazreti Habbâb’a kâfirler çeşitli işkenceler yapmışlardı. Hattâ İslâmın ilerlediği günlerde, bir gün hazret-i Ömer kendisine işkence günlerini hatırlatınca:
-“Ey mü’minlerin emîri, bana yapılan işkenceyi iyi anlayabilmeniz için sırtıma bakınız,’’ demesi üzerine hazret-i Ömer, Habbâb’ın sırtına bakınca gördüğü yanık izlerinden dehşete kapılmış ve: “Bunu ilk defa görüyorum’’ diyerek hayretini ifâde ettiğinde:
-“Yâ Ömer! Ateşi yakarlar, beni içine atıp ateşi sırtımda söndürürlerdi’’ diye cevâb vermiştir.
Taberânî’nin rivâyetine göre hazreti Ali (kerremallahüvecheh) Sıffîn Savaşından dönerken hazret-i Habbâb’ın kabrine uğrayarak: “Cenâb-ı Hak Habbâb’a rahmet etsin. İsteyerek İslâm oldu. Gönüllü olarak hicret etti. İslâm için değerli bir mücâhid olarak yaşadı ve mübârek vücûdu birçok işkenceye hedef oldu. Elbette Cenâb-ı Mevlâ bunların ecrini zâyi etmiyecektir.’’ demek sûretiyle hazret-i Habbâb’ın kıymetini dile getirmiştir.
TARİH .................................SULTAN İBRAHİM HÂN VE İSTANBUL HALKI...
“...Sen ki Vezîr-i a’zamsın!..
Der’seâdette (İstanbulda), kıtlık vardır deyû söylenür...
İstanbul Efendisine (Kadıya) ve Muhtesîb Ağasına (Belediye Reisine) muhkem söyle (sıkı tenbih et)... Narh ahvaline (fiatlara) ziyâde takayyüt (dikkat) etsünler. Gezsünler, dolaşsunlar...Yoksam, kendülerü bilür.
Ve göreyim seni. Ahvâlü âlem içün, cân ve bâşınla çalış.
Şöyle ortalığı idelüm ki, hayır düaya mazhar olalım: Âdil Padişaha, eyû Vezîre düştük deyû...’’
Bu Hattı Hümayûn, Sultan İbrahim Hân tarafından Vezîr-i a’zamı Kara Mustafa Paşaya gönderilmiştir.
(Topkapı Sarayı Arşivi)
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE