Untitled Document

SOH­BET.......................................................................... DÜN­YA

Dün­ya zıll-i zâ­il­dir. ona gü­ve­nen nâdim­dir. O se­nin­le kal­sa da, sen onun­la ka­l­maz­sın. Dün­yâ­dan çık­ma­dan ön­ce, kal­bin­den dün­yâ sev­gi­si­ni çı­kar. Dün­ya lez­zet­le­ri­ne al­dan­mı­yan, Cen­net ni’met­le­ri­ne ka­vu­şur. İki âlem­de azîz ve muh­te­rem olur. Dün­yâ ha­râb­dır. şer­bet­le­ri se­râb­dır. Ni’met­le­ri ze­hir­li, se­fâ­la­rı ke­der­li­dir. Be­den­le­ri yıp­ra­tır. Emel­le­ri ar­tı­rır. Ken­di­ni ko­va­lıyandan ka­çar. Ka­ça­nı ko­va­lar. Dün­yâ ba­la, içi­ne dü­şen­ler de si­ne­ğe ben­zer. Ni’met­le­ri ge­çi­ci, hal­le­ri de­ği­şi­ci­dir.. Dün­yâ­ya ve bu­na düş­kün olan­la­ra ina­nıl­maz. Çün­kü bun­lar­da ve­fâ bu­lun­maz. Fâ­ni ola­nı ver ki, bâ­kî ola­nı ala­sın, Ken­di­ni bi­len ki­şi­nin dün­yâ­ya düş­kün ol­ma­sı­na şa­şı­lır. Şa­kî­ler dün­yâ­ya sa­rı­lır. Sa­’îd­ler bâ­kî ola­na sa­rı­lır. Be­de­nin­le dün­yâda ol, kal­bin­le âhi­re­ti bul! Nef­si­nin ar­zû­la­rı­nı terk eden pâk olur, âfet­ler­den se­lâ­met bu­lu­nur. Al­la­hü te­âlânın râzı ol­ma­dı­ğı­nı terk ede­ne, Al­la­hü te­âlâ on­dan iyi­si­ni ih­sân eder. Dün­yâyı an­lı­yan, on­dan sa­kı­nır. On­dan sa­kı­nan, nef­si­ni ta­nır. Nef­si­ni ta­nı­yan Rab­bi­ni bu­lur. Mev­lâ­sı­na hiz­met ede­ne,  dün­ya hiz­met­çi olur. Dün­yâ in­sa­nın göl­ge­si­ne ben­zer. Ko­va­lar­san ka­çar. Ka­çar­san se­ni ko­va­lar. Dün­yâ âşık­la­rı­na mih­net ye­ri­dir. Lez­zet­le­ri­ne al­dan­mı­yan­la­ra, ni’met ye­ri­dir. İbâ­det eden­le­re ka­zanç ye­ri­dir. İb­ret alan­la­ra hik­met ye­ri­dir. Ana rah­mi­ne nis­bet­le, Cen­net gi­bi­dir. Ahi­re­te nis­bet­le çöp­lük gi­bi­dir. (İmâm-ı Rab­bâ­nî Mek­tû­ba­tın­dan)

 





Featured Image 01