TARİH...........................................MÜSLÜMANLAR ve ERMENİLER
Melik-Şâh zamanında yaşayan, Ermeni tarihçisi Urfalı Mathieu şunları yazar:
“-...Melik-Şâhın saltanatı, Allahın lûtfuna mazhar oldu. Hâkimiyeti, uzak ülkelere kadar yayıldı. Ermeniler huzura kavuştular...
Dünyâ’nın Hâkimi Melik-Şâh, sayısız askerlerden mürekkep Ordusuyla, Romalıların ülkesini (Anadoluyu fethe başladı.
Bunu yaparken yüreği, biz hıristiyanlara karşı, şefkâtle doluydu.
Fethettiği ülkelerin ahalisine, aynen bir “BABA” gibi davrandı.
Birçok şehir ve ülkeler, kendi rızalarıyla, O’nun idaresine girdiler...
Bütün ermeniler, O’nun kanunlarına râzı ve tâbi oldular...”
Türkçe tercümesi “Andreasyan” tarafından yapılan ve
(Edebiyat Fakültesi, Tarih Semineri Dergisi)’nde neşredilen bu yazıda, şunlar ilâve edilir.
“-...Ermeni Patriği BASİL’in talebi üzerine Melik-Şah; kilise, manastır ve rahiplere ait vergileri de bağışlamıştır. Bu hususta 1090 yılında (Tuğralı) bir Fermân vermiştir...”
Acaba bugünkü ASALA mensupları, fedâilerine Urfalı Mathieu’nun (Chronigue) adlı eserini gösterirler mi?
FIKRA YÜRÜYEREK GELMİŞ
İki kırlangıç her gün, aynı yerde, karşı karşıya yemek yemeyi adet haline getirmişlerdi. Ancak birgün, aynı saatte buluşma yerine gelen kırlangıçlardan biri arkadaşının gelmeiğini gördü. Beklemeye başladı.
Aradan üç saat geçtikten sonra. nihayet arkadaşı gelmişti.
- Hayrola dostum, nerede kaldın?
- Hava çok güzeldi, bugün de yürüyerek gideyim dedim de.
¥ Ak koyunu gören içi dolu yağ sanır.
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE