GÜNÜN TARİHİ ................. AKŞEMSEDDİN Hazretleri VEFÂTI
15 Ocak 1460’da Fâtih Sultan Mehmed Han’ın hocalarından ve İstanbul’un manevi fâtihi, Akşemseddîn hazretleri Göynük’de Torbalı’da vefât etmişdi.
İsmi Muhammed bin Hamza’dır. Şihâbüddîn-i Sühreverdi neslindendir. Şâm’da tevellüd etmiştir. Hâcı Bayrâm-ı Velî’nin halifesi olup Göynük’de yerleşti. İstanbul’un fethinde bulunup, Eyyûb Sultân Hazretlerinin kabrini keşf etti.
SOHBET EYYÜB SULTAN’IN KABRİNİN BULUNMASI
Fâtih Sultan Mehmed Hân, Akşemseddin hazretlerini bir gece yarıs çadırına davet etmişti. Sabah ezanına kadar sohbet ettikten sonra, namaza kalktılar. Akşemseddin hazretleri imâm oldu, namaz kılındıktan sonra, Fâtih Sultan Mehmet Hân şöyle bir niyâzda bulundu:
-Ey benim muhterem Hocam, Tarih kitaplarının yazdığına göre Peygamberimiz Muhammed aleyhisselâmın sancaktarı Ebû Eyyüb’el-Ensârî Hâlid bin Zeyd “Radıyallahü anh”ın kabr-i şerifleri kalenin yakın bir yerinde imiş, himmetinizle kâbr-i şerifin yerini bulmak arzusundayım. Akşemseddîn hazretleri buyurdu ki:
-Sultanım, ben geceleri, şu semtte bir yere nur inmekte olduğunu görürüm. O nurun indiği yerde, o mübâreğin kâbr-i şerif olsa gerektir.
Beraberce bugünkü türbenin bulunduğu yere geldiler. Bir müddet teveccühte bulunduktan sonra (Evet,Hazret-i Hâlid bin Zeyd “Radıyallahü anh”ın rûh-i şerîfi ile şimdi mülâkat ettim, İstanbul’un fethini tebrik etti ve “Beni zulmetten kurtardınız” diyerek ferâh ve sürurunu izhâr eyledi) diye buyurdu.
Akşemseddîn hazretleri türbenin bulunduğu yerde bir müddet daha teveccüh ve murâkabede bulunduktan sonra:
-Burasını kazınız, inşâallah iki arşın sonra “iberi arâbî lisan” ile yazılmış bir mermer çıkacaktır. İşte orası, Ebû Eyyüb’el-Ensâri hazretlerinin kabri şerifidir.
Buyurduğu gibi o yer kazıldı, dediği gibi bir levha çıktı. Fatih Sultan Mehmed, hocasının kerâmetini görünce heyecandan yere düşecek gibi oldu.
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE