GÜNÜN TARİHİ ................. SULTANAHMED CÂMİİ
4 Ocak 1609’da Sultanahmed Câmii’nin temeli merasimle atılmıştı. Merasimle Padişah Birinci Sultan Ahmed Han da hazır bulunmuş ve temel hafriyatında çalışmış ve taş taşımıştır. Altı minareli ilk ve tek câmi olan Sultanahmed Câmii, 64 metre uzunluğunda, 72 metre genişliğindedir. Kubbesi 33.60 metre çapında olup Ayasofya’nın kubbesinden 2.60 metre daha geniştir.
TARİH 1. AHMED HÂN’IN RÜYÂSI
Birinci Sultan Ahmed bir rüyâ görmüştü. Rüyâsında Nemçe Kralı ile güreşiyor, kendisi arka üstü düşüyor ve kral üstünde kalıyordu. Bu rüyânın görünüşteki tabiri çok korkunç olduğundan, bütün rüyâ tâbircileri padişahı korkutmamak istiyorlardı. Bunun için de, “Bu rüyânın tâbirini biz bilmiyoruz.” diyorlardı. Yakınları ise padişaha, bu rüyânın tâbirini ancak, Aziz Mahmud Hüdâî hazretlerinin yapabileceğini söylemişlerdi. Bunun üzerine padişah da, rüyâsını yazıp bu zâta gönderdi. Aziz Mahmud Hüdâî hazretleri, henüz mektubu almadan evvel rüyânın tâbirini bir kâğıda yazıp hazırlamıştır. Zarfı getirene, rüyânın tabirini ihtiva eden mektubunu verdi.
Rüyânın tâbiri şöyle yapılıyordu:
“Cenâb-ı Hak insanın vücudunda arkasını, cansız varlıklarda ise toprağı, en kuvvetli olarak yaratmıştır. İnsanın arka tarafı yer ile temas ederse, o kimsede iki kuvvet birleşmiş olur. Demek ki, siz ve askeriniz Allahü teâlânın kudretine güvenerek gâlip geleceksiniz. Zaferi şahânenizi tebrik ederim.”
FIKRA İKÂMETGÂH ADRESİ
Komiser karşısına getirilen işsiz-güçsüz takımından iki kişiyi sorguya çekiyordu. Birine sordu:
- İkâmetgah adresin?
- Yok efendim.
- Peki, ya senin
- Ben de onun komşusuyum efendim.
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE