TARİH - SEYRAN GÜNÜ

Sultan II. Abdülhamid Hân zamanında bahar aylarında, bütün mekteplilere ziyafet vermek âdetti. Sadece ilk mekteplerin değil, orta, lise, hatta fakülte seviyesindeki mekteplerin de böyle seyranları vardı. Seyran masraflarını padişah karşılardı. Her sene bütün mekteplilere Kâğıthâne‘de kuzu çevirme ziyâfetleri vermek âdet olmuştu. Bahar gelip ortalık yeşerince, 7’sinden 20’sine bütün talebelerin gönlüne; “Ne zaman Kâğıthâne’ye gideceğiz.” kaygısı düşerdi.

Bu ziyafetlere; Mekteb-i Harbiye (Harb Okulu), Kuleli Askerî İdâdîsi (Askerî lise), Mühendishâne-i Berrî-i Hümâyun (Teknik Üniversite), Hendese-i Mülkiye (Mühendislik Fakültesi), Mekteb-i Tıbbiye (Tıb Fakültesi), Mekteb-i Mülkiye (Siyasal Bilgiler Fakültesi), Mekteb-i Sultanî (Galatasaray Lisesi), Baytar (Veterinerlik) ve Eczacı Rüşdiyesi, hatta Saint Joseph Mektebi (Fransız Lisesi) talebeleri iştirak ederdi. Her mektep sırayla ziyâfete alınırdı.

Ziyâfet günü sabah Eyüp sahilinde bekleyen hususî vapura binilirdi. Kâğıthâne’de indikten sonra yürüyerek mesire yerine varılırdı. Burada ortaya kurulan barfiks, trapez, halkalar gibi jimnastik âletlerinde egzersizler yapılır, oyunlar oynanırdı. Sonra da, ti borusuyla sofraya oturulurdu.

Sofralar, dört köşe yuvarlak beyzî masalara kurulurdu. Nar gibi kızarmış kuzular, pilav lengerlerinin üzerinde sofralarda talebeyi hazır beklerdi. Bir tarafta da musluklu limonata güğümleri vardı. Saray hademesinin hizmet ettiği bu nezih ziyafetlerden sonra, toplu hâlde padişaha duâ edilir, kalkılınca da şükran nişânesi kasîde ve şiirler okunurdu. Her mektep, hazırladığı bazı komik skeçleri sahnelerdi. Kırda birdirbir, uzun eşek, üç adım, esir almaca, tuğra... gibi toplu oyunlar oynanırdı. Akşama kadar gülüp eğlenilir, sonra vapurla dönülürdü.

Prof. Dr. Ekrem Buğra Ekinci 

ZEKÂ BULMACASI - SÖYLENMEMİŞ CÜMLE
Öyle bir cümle kurunuz ki; o cümleyi bu zamana kadar hiç kimse, hiçbir zaman söylememiş olsun?       (Cevabı yarın)
Erkek : Cemal - Kız : Cavidan - Yemek : Sebze çorbası, Izgara Köfte, Salata