GÜNÜN TARİHİ - SAKARYA SAVAŞI

Birinci Dünya Harbi’nin sonunda, bir şekilde İstanbul’u Türklerin elinden almaya çalışan İngilizler, Yunanlıları da İzmir’e asker çıkarmaya zorladılar. 15 Mayıs 1919’da İzmir’e ayak basar basmaz, Türk komutan ve erlerini sokaklarda süngüleyerek, vahşetlerini sergilemeye başladılar. 2.5 ayda, Ankara’ya yaklaştılar. Yunan kralı, İngiliz subaylarına, Ankara’daki zafer balosu için davetiye veriyordu.

Polatlı yakınlarında, 23 Ağustos 1921’de başlayan Sakarya Savaşı, gece ve gündüz kesintisiz, 22 gün sürmüştür. Anadolu’nun kurtuluşunun başlangıcı oldu.

40 000 kişilik Türk ordusunda 10 000 tüfek vardı. Yunan ordusunun ise tamamı tüfekli, 100 000 kişiden fazla idi. Onlarda 300 top ile 20 uçak, bizde 170 top ve 1 uçak vardı. Bu şartlar altında bile düşman tam bir hezimete uğradı. Eskişehir’e kadar geri çekildi. Bir sene sonra da 9 Eylül 1922’de İzmir’de çoğu denize döküldüler.

ŞİİR - SAKARYA TÜRKÜSÜ'NDEN
İnsan bu, su misâli, kıvrım kıvrım akar ya,
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya...

Her şey akar: Su, tarih, yıldız, insan ve fikir,
Oluklar çift: Birinden nur akar, birinden kir...

Fakat Sakarya başka, yokuş mu çıkıyor, ne?
Kurşundan bir yük binmiş köpükten gövdesine...

Rabbim isterse, sular büklüm büklüm burulur;
Sırtına Sakarya'nın Türk tarihi vurulur.

Eyvah, eyvah Sakaryam, sana mı düştü bu yük?
Bu dâvâ hor, bu dâvâ öksüz, bu dâvâ büyük!..

Hani, Yunus Emre ki, kıyında geziyordu?
Hani, ardına çil çil kubbeler serpen ordu?
Nerede kardeşlerin cömert Nil, yeşil Tuna?
Giden şanlı akıncı, ne gün döner yurduna?..

Vicdân azâbına eş, kayna, kayna Sakarya,
Öz yurdunda garipsin, öz vatanında parya!

Sakarya, saf çocuğu masum Anadolu'nun,
Divanesi ikimiz kaldık Allah yolunun!..

Bana kefendir yatak, sana tabuttur havuz;
Sen kıvrıl, ben gideyim, son Peygamber kılavuz!

Yol onun, varlık onun, gerisi hep angarya,
Yüz üstü çok süründün, ayağa kalk, Sakarya!

Necip Fazıl Kısakürek

 

- Yemek : Tarhana Çorbası, Ciğer Yahni, Salata, Üzüm