Türkiye Takvimi

MAKALE................. İKİ ÜÇ HARFLİ DÜNYA KURUMLARI

AB, bizim için bir yılan hikâyesidir. Eski Sovyet peyklerini birkaç yıl içinde birliğe dâhil ettikleri hâlde Türkiye, yarım asrı aşkın bir zamandır oyalanmakta.
BM, yalnızca bizim için değil, 5 devlet dışındaki bütün devletler için haksız bir mekanizmayla çalışan bağımlı bir kuruluştur ve mutlaka feshedilip adil şekilde tekrar tesis edilmesi gerekmektedir. 
NATO’ya kanımızla bedel ödeyerek girdik. II. Dünya Harbi şartlarında devrin Türkiye yöneticileri öyle ürkütülmüştü ki Rus emperyalizmine karşı NATO kalkanı şart olarak görülmüştü. Stalin’in Kars, Ardahan ve Boğazları isteme zorbalığından dolayı girdik.
ABD ile bu devletin Süper Güç olarak cihan sahnesine çıktığı 1945’ten bu yana, güya stratejik ortağız. Ama bu 75 yıl içinde 75 kuruşluk faydasını görmedik. NATO silahı diye bozuk demir yığınlarını vermesi, süt tozu ikramı ve “Barış Gönüllüsü” adı altında okullarımızı misyonerlerle doldurması dışında ne yaptı? Bunların dışında Amerikan müziği, Amerikan modası, Amerikan kolası, sineması vs. vs...
İngiltere ise, Osmanlının celladı, İslâm’ın yol kesicisi, İslâm itikadının tahripçisidir. Karda yürüyüp izini belli etmez, saman altından su yürütür, esasında darbelerde birinci yönetmendir.
Almanya, uğruna bir imparatorluğu fedâ ettik. ABD, FETÖ Karargâh ve elebaşını Pensilvanya’da tutuyorsa FETÖ’cüler, PKK ve “Ali’siz aleviciler” için Almanya bir vatan gibidir.
Rusya, başlı başına bir vakıadır. Turgut Özal’la başlayıp Tayyip Erdoğan’la zirveye ulaşan Türk-Rus dostluğu var şimdilik. Ecdadımız, asırlar boyu “Moskof” dediği Ruslarla muharebe etti. 1877/78 Türk-Rus Savaşı, Müslüman Türk’ün tarihteki en büyük kaybıdır. SSCB döneminde 1960-1980 arası binlerce gencimizi komünizm ideolojisiyle zehirleyip onların mahvına sebep olmuştur.
ABD -lafta bile olsa- PKK’yı terör örgütü kabul ederken YPG’yi parlatıyor. Rusya ise bunların hiçbirini terör örgütü olarak tanımıyor. Suriye, bir Rusya genel Valiliği hâline gelmiştir.
Fransa’ya da işaret etmeden olmaz. Adana, Maraş, Antep, Urfa ve Suriye işgallerinin lezzeti damağında kaldı.
İran’ı da unutmamak lâzım. Osmanlı Sultanı, ne gün haçlılar üzerine yürüdüyse İran, koşup Papalıkla veya Türkiye düşmanlarıyla iş birliği yaparak bizi arkadan vurdu. Rahim Er           TÜRKİYE GAZETESİ        01.11.2019